Ekim 25, 2009

Sosyal aktivite


Cumartesi akşamı "bu da benim ailem" adlı oyunu izledim. Eğlenceli bir oyundu. Uzun zamandır tiyatroya gitmiyordum. Gerçekten değişiklik oldu. Daha sık gitmeli, ot gibi yaşamanın alemi yok. Tiyatroseverlere tavsiye ederim, bu oyunu izleyin.

Sevmek zamanı

Herkesi eskilere gitmeye davet ediyorum şimdi. Hatırlar mısınız, hani eskiden, bizim çocukluğumuzda bir Oya-Bora ikilisi vardı. Cicili bicili giyinirlerdi. Neşeli şarkılar söylerlerdi. Romantik şarkıları da fena değildi. Ben çocukken çok severdim onların şarkılarını. Hala da hatırlarım sözlerini o şarkıların. Geçen gün Oya Küçümen ile ilgili bir haber okudum gazetede. Ama fotoyu görünce önce bi tanıyamadım, emin olamadım o mu değil mi diye. O kadar değişmiş ki. Çok yaşlı görünüyordu. Kedileriyle beraber mi yaşıyormuş neymiş. Yani anlayacağınız o da inzivaya çekilen sanatçılarımızın kervanına katılmış. O eski badem gözlü, çıtıpıtı, bıcır bıcır Oya Küçümen'den eser kalmamış. En son "bana bir masal anlat baba" şarkısını söylemişti. Sanırım çizgifilmlerde seslendirme yapıyor hala, sesi pek değişmemiş anlaşılan ama görüntüsü çook değişmiş.
"Sevmek Zamanı" diye bir şarkıları vardı. Hatırlayan vardır mutlaka. İşte onun enstrümantal versiyonunu Goran Bergovic yapmış, dinleyince hoşuma gitti, çocukluk günlerimi hatırladım. Ront derdik biz, dans gruplarımız vardı. Bütün milli bayramlarda boy gösterirdik. Övünmek gibi olmasın ben de kızların baş dansçısıydım hep:) Ne güzel günlerdi. "Sevmek zamanı"nı siz de hatırlayın diye Goran B.versiyonunun linkini ekliyorum buraya.

Goran Bergovic- Kustino Oro
http://mp3dinle.web.tr/goran-bregovic-%E2%80%93-kustino-oro-mp3.html

Ekim 23, 2009

Ebruli

Hakkında çok şey yazıldı. Çok eleştirildi. Ekranda pilates yapıyor diye bazıları dalga geçti hatta. Ama bence Ebru Şallı bu işi başardı. Bence takdir edilmesi gerekir. Çünkü kadın zor bir evlilik geçirdi. Sonra boşandı. Bocalamadı. Hayatına devam etti. Mutluluğu ikinci eşinde buldu. Çok şeker bir çocukları var. Spor yapıyor, kendine dikkat ediyor, çok güzel yemekler yapıyor, kendinin ve ailesinin sağlığına önem veriyor. Son derece de başarılı buluyorum. Şu sıralar TV8'de Ebruli diye bir programı var. Programa lüzumsuz kişileri konuk etmiyor diğerleri gibi. Ağlak konularla uğraşmıyor. Kendini kırk yıllık psikolog zanneden kültürsüz meslektaşları gibi millete akıl vermeye çalışmıyor, konuklarını azarlamıyor, işlediği konuları cıvıtmıyor, sündürmüyor. Programda sağlıktan, müzikten, tiyatrodan, kitaplardan bahsediyor. Bence çok büyük bir aşama kaydetti Ebru Şallı. Programını evde olduğum sürece haftaiçi hergün izliyorum. Ve yürekten tebrik ediyorum. Keşke her sabah programı yapan ya da yaptığını zanneden diğerleri de onun gibi çıtasını yükseltebilse de zavallı ev kadınları, kocalarına yemek yapmak, ev temizlemek ve günlere gitmekten başka eğlenceleri olmayıp, o tiplerin programlarını izleyerek beyinlerini sulandırmak yerine, izleyeceklerse Ebruli gibi programları izleyip, o kadın da ne anlarmış gibi aslında kıskançlıklarından kaynaklanan önyargılarından sıyrılarak Ebru Şallı gibi hayata ve yaşamaya önem veren, kendini geliştiren insanları biraz örnek alsalar. Dedikodulara zaman ayırmak yerine biraz kitap okusalar, araştırma yapsalar, evlendik tamamdır deyip kendilerini salarak fıçı gibi şişip hayatı boşvermek yerine biraz da kendileri için yaşasalar. Üzülüyorum. Etrafta o kadar çok zavallı kadın var ki...